Fatih Kısaparmak’ı ağlatan Muhammed Salman’ın öğretmeni: O şarkıyı bin kez dinledi, binbeşyüz defa söyledi

‘Pakistanlı ev sahibimizin nezaketi endişelerimi boşa çıkardı’
Mart 13, 2021
“Çocukların, ‘Öğretmenim gitme’ deyişlerini unutamıyorum”
Mart 16, 2021

Fatih Kısaparmak’ı ağlatan Muhammed Salman’ın öğretmeni: O şarkıyı bin kez dinledi, binbeşyüz defa söyledi

2009 yılı Türkçe Olimpiyatları’nda ‘Bu adam benim babam’ şarkısısını başarıyla okuyarak eserin sahibi Fatih Kısaparmak’ı ağlatan Pakistanlı Muhamed Salman’ın öğretmeni, o günlerin hikâyesini yazdı. Kendisinin o yıl ilk kez olimpiyata öğrenci hazırladığını belirten Mesut Uygar, tecrübeli arkadaşlarının desteği ve titiz çalışma sonucu dünya finalinde şarkı dalının birincisi seçildiklerini anlatıyor.

2008 yılı Temmuz ayında ‘hicret’ düşüncesiyle Pakistan’a gitmeye karar verdim. İslamabad’daki PakTürk Okulları’nda Türkçe öğretmeni görev yapacaktım. Hazırlıklarımı tamamlayıp yola çıktım. Uçağa bindiğimde baharat kokuları ile karşılaşınca biraz şaşırmışım. islamabad Havaalanı’na indiğimde ise yakıcı bir sıcaklık vardı. Çok korkmuş; burada nasıl çalışacağımı kara kara düşünmeye başlamıştım. Bir yandan da ‘zahmetsiz rahmet olmayacağının’ farkındaydım. İlk başlarda çok zorlandım -çoğu Türk öğretmeninin yaşadığı gibi- ama çok şükür Rabbim yardım etti, hızlı alıştım.

Yurt dışındaki Türk okullarının yarıştığı ve her sene düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları devam ediyordu. 2009 yılında 7’ncisi yapılacaktı. Pakistan’a gittikten 3 ay sonra Ekim 2008’de hemen Türkçe Olimpiyatları Pakistan finali için hazırlıklara başladık. Ben yeni bir öğretmen olarak Türkçe Olimpiyatları’na nasıl hazırlık yapılacağını bilmiyordum. Ta ki Mehmet Arguvan Bey ile tanışana kadar. Her konuda benden yardım ve desteğini esirgemeyen Mehmet Bey Türkçe Olimpiyatları’nda da her türlü yardımı yaptı. Pakistan’a alışmamda da kendisinin çok olumlu etkileri oldu.

Olimpiyatlar için hemen öğrenci seçmelerine başladık. Hangi öğrencilerin hangi kategoride yarışacağı belirleniyordu. Olimpiyatlarda yarışmak öğrenciler için bir araçtı, amaç Türkçeyi en güzel şekilde öğrenmeleri ve sevmeleriydi. İslamabad Erkek Lisesi’nde 3 Türkçe öğretmeniydik. Kendi aramızda kategorileri paylaştık. Şarkı dalındaki öğrencileri ben hazırlayacaktım.

Uzun boyundan dolayı az daha eleyecektik!

Okul kampüsünün içinde bulunan erkek yurdundaki öğrencileri şarkı yarışması için dinlemeye karar verdik. Tabii ki yalnız değildim. 4 öğretmen, bir hafta boyunca yurttaki öğrencileri dinledik. Türkçe şarkı bilen öğrenciler Türkçe, bilmeyenler ise Urduca söyledi. Bir haftanın sonunda yurt öğrencilerinden 15 kişi seçtik. Bir aylık denemenin sonunda 6 kişi elendi, 9 kişi kaldı. O 9 öğrenci arasında farklı sesi olan biri vardı; 9. sınıfta okuyan Muhammed Salman, ama çok az Türkçe biliyordu. Kendisine biraz Türkçe biraz da Urduca şarkı söylettik. Sesi kalın ve toktu. Öğrencileri dinlediğimiz odaya ilk girdiğinde Muhammed’in uzun boyu ve giydiği yerel kıyafet -şalvar kamis- dikkatimizi çekmişti. Boyunun uzunluğundan dolayı “Bundan bir şey olmaz!” gibi bir ön yargıya kapılmıştık. Ta ki Urduca şarkısını dinleyene kadar. Hakan Taşıyan, Fatih Kısaparmak ve Ahmet Kaya gibi sanatçıların ses tonuna benziyordu Muhammed’in sesi. Dinledikten sonra kanaatimiz hemen değişti ve yarışmaya katılmasına karar verdik.  

2010’da PakTürk Okulları’nı ziyaret eden dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Muhammed Salman ile görüşmüştü.

Öğretmen arkadaşlarla görüşüp Fatih Kısaparmak’ın bir şarkısını söyleyebileceği kannaatine vardık. Hangisi olduğunu hatırlayamamakla birlikte ilk olarak Kısaparmak’ın başka bir şarkısını vermiştik Muhammed’e. Fakat zaman içinde ‘Bu Adam Benim Babam’ adlı şarkı ağır bastı ve kendisine ezberlemesi için verdim. Bildiğim kadarıyla Muhammed şarkıyı en az 1.000 (bin) defa dinlemiş ve 1.500 (bin beşyüz) kez sözlerini okumuştu. Bazı hatalar ve yanlışlar yok değildi ama genel itibarıyla iyiydi. Kendisine “Nerede olursa olsun; bahçede, evde, yurtta, teneffüste şarkıyı sürekli dinlemelisin!” diye ödev verdim. Aslında biraz sıkılıyordu. Çünkü hem Türkçesi iyi değildi hem de Türkçe Olimpiyatları’nın anlamını tam kavrayamamıştı. Şarkının anlamını Türkçesi iyi olan bir başka öğrencimiz aracılığıyla Muhammed’e anlattık. Bunun üzerine her geçen gün biraz daha heyecanlı ve istekli çalışmalarına devam etti.

Final yaklaştıkça heyecan ve stres basıyordu

O zamanlar bekar öğretmenler olarak okulumuza 45 dakika mesafedeki Çatabak Tavır adlı bir nahiyede kalıyorduk. Haftada en az 4 gün Muhammed ile çalışmak için akşamları bu nahiyeden, bazen ticari taksiyle ama genellikle yürüyerek okul yurduna gidiyordum. Elbette zor oluyordu benim için ama açıkçası hiç gözümü korkutmuyor, yıldırmıyordu. Çünkü bir gün “Hey gidi günler!” diyeceğimiz anılar biriktirdiğimin farkındaydım. 

Bir gün okulumuzun Türk öğretmenleri olarak Muhammed’i konferans salonunda dinlemeye karar verdik. Muhammed sahnede çıplak sesle şarkıyı mırıldanmaya başlayınca ben de herkes gibi heyecanlanmış ve adım gibi çok mesut olmuştum. Bazı öğretmen arkadaşlar Muhammed’in sesinin Fatih Kısaparmak’ın sesiyle aynı olduğunu söyledi. Okul müdürümüz Halit Bey de yarışmaya Muhammed ve ‘Bu adam benim babam’ şarkısıyla katılmamız tavsiyesinde bulundu. Bizler de bu tavsiyeler doğrultusunda devam ettik.

Salman ve Kısaparmak’ın buluşması gazetelere de yansımıştı.

Daha sonra Mehmet Bey şarkının fon müziği için Lokman Bey’den yardım alabileceğimi söyledi. Fon müziğinin hazırlanmasında Lokman Bey’in çok katkısı oldu. Kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum. Türkçe Olimpiyatları Pakistan Finali artık yaklaşıyordu. Final için öğrenci elemelerini yapmış ve okulumuzdan 3 öğrenciyi şarkı finali için seçmiştik. Finale bir ay kala Muhammed’e şarkının sözlerine göre beden dilini nasıl kullanması gerektiğini öğretmeye başladık.                        

Final programında giymesi için Muhammed’e Pakistan’da damatların düğünlerde giydiği Şervani isimli yöresel kıyafeti aldık. Çok yakışmıştı kendisine. Final yaklaştıkça hem beni hem Muhammed’i hem de okulumuzdaki öğretmenleri heyecan sarıyor, aynı zamanda stres basıyordu.

Muhammed’e sevinçle sarıldım ve gözyaşlarımı tutamadım

Artık final günü gelip çatmıştı. Muhammed çok heyecanlıydı. İslamabad Kültür Merkezi sahnesinde peş peşe şarkılar seslendiriliyordu. Sıra Muhammed’e gelip şarkısını söylemeye başladığında salondan bir alkış tufanı koptu. Benim dizlerim heyecandan titriyordu. Şarkı bittiğinde salon alkıştan adeta yıkılmış, herkesin yüzüne mutluluk dolu tebessümler yerleşmişti. Şarkıyı söyledikten sonra yanıma gelen Muhammed’e sevinçle sarıldım ve gözyaşlarımı tutamadım. İçimde bir his vardı. Birinci olacaktık. Öyle de oldu; hislerim beni yanıltmamıştı.

Program sunucusu şarkı yarışmasının birincisinin Muhammed Salman olduğunu ilan ettiğinde mutluluktan uçuyorduk. O yıl okulumuz beş kategoride birincilik elde etti. Mehmet Bey Muhammed’i ve beni tebrik etti. Aslında ben sadece yol göstermiştim Muhammed’e. Her şey, Allah’ın inayeti ve yardımıyla oluvermişti.

 Muhammed 9. sınıfta okuduğu için olimpiyatların yapılacağı tarihte ‘Matric’ sınavları vardı ve organizasyona katılmasını engelliyordu. Bu problem okul idaresiyle görüşülüp  halledildi. Mayıs ayı geldiğinde dünya elemeleri için öğrencilerle beraber Türkiye yolculuğumuz başladı. Türkçe öğretmeni Kenan Bey de bizimle beraber geldi. Önce Asya Termal Oteli’nde kaldık. Daha sonra şehir turnelerine gittik. Şehir turnelerinde Muhammed sahnelere çıktıkça insanları kendine hayran bırakmış ve adı artık ‘Baba’ya çıkmıştı. İzleyiciler “Baba! Baba!” diye tezahürat yapıyordu.

Muhammed Salman, sonraki yıllarda Türkçe şarkılar söylemeye devam etti.

Türkçe Olimpiyatları dünya finali gelip çattığında Pakistan ekibi olarak İstanbul’da toplandık. Final akşamı çok heyecanlıydık. Fatih Kısaparmak da final programına davet edilmişti. Muhammed şarkıyı söylerken sanatçı da düet yaptı, hatta duygulanıp ağladı. Bunun üzerine sunucu kendisini sahneye davet etti ve Kısaparmak hislerini paylaştı. Sahneden inmeden önce de Muhammed’e sarılıp öptü.

Aslında bu ödülü ben hak etmedim!

Final sonuçları açıklanmaya başlandığında heyecandan tir tir titriyordum. Sunucu “Şarkı Yarışması birincisi Pakistan’dan Muhammed Salman!” diye ilan edince ben de Mehmet Bey de mutluluktan gözyaşlarımızı tutamadık.

Programa bakanlar ve milletvekilleri de katılmıştı. Şarkı derecelerinin yanında ‘en fedakar beş Türkçe öğretmeni’ne hediyeler takdim edilecekti. Normalde Mehmet Bey sahneye davet edilecekti fakat o benim adımı ilan ettirdi. Aslında bunu ben hak etmemiştim. Çünkü ben daha ilk yılımdaydım. Çok mutlu olmuştum ama sahneye doğru ilerlerken ayaklarım geri geri gidiyordu. Sahnede bakan plaket takdim ettiğinde içindem bir ses “Mesut bu senin hakkın değil!” dedi. Mikrofonu bana verdiklerinde şunları söyledim: “Sayın bakanım, milletvekillerim ve kıymetli misafirler! Plaket takdimi için başta Türkçe Olimpiyatları organizasyon heyetine ve sizlere çok teşekkür ederim. Şunu söylemek isterim ki, bu plaket benim hakkım değil. Bir yıldır üzerimde çok hakkı olan ve hiçbir yardımını esirgemeyen Mehmet Bey’in hakkıdır. Plaketi ona takdim etmek istiyorum ve kendisini sahneye davet ediyorum.”

Sözlerimi bitirdiğimde yine gözyaşlarımı tutamadım. Sahneye geldiğinde Mehmet Bey de duygulanmıştı ve eliyle beni göstererek, “Bu plaket onun hakkı.” diyordu. Programdan birbirimize sarılarak ayrıldık. Rabbim her insana Mehmet Bey gibi insanlarla karşılaşmayı nasip etsin.

Olimpiyatlardan sonra öğrenciler haziran ayında Pakistan’a döndü. Orada yaşadıklarımız unutulmaz birer hatıra olarak hafılarımıza kazındı. Emeği geçen, adını belirttiğim ve belirtmeyi unuttuğum herkese tekrar çok teşekkür ediyorum.

Hey Merhaba 👋 Tanıştığımıza memnun oldum.

Yeni içeriklerden haberdar olmak istiyorsanız

Spam yapmıyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun

2 Comments

  1. Sadullah dedi ki:

    Guzel abim sen en güzelini oyilda bu yilda ayni heyecan ve ayni performans. Tebrikler Mesut abim.

  2. Abdulgani dedi ki:

    Evet o gunler cok guzel gunlerdi. Bu turkuler bizi cocuklarin dilinden dinleyince daha da motive ediyordu. Allah emegi gecenlerden razi olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir